Vefa ya da vefasızlık insanın belki genlerinde atalarından miras gelen bir şey. Belki de aldığı aile terbiyesi ile eğitim ile ve karakterinin oluşması ile ilgili.
Ya da her ikisi ile de ilgili.
Ama İnsanı insan yapan çok önemli bir etken Vefa.
Vefa, yapılan bir iyiliğin karşılığıdır.
Vefa, zor zamanda düşmüş bir insanın elinden tutmaktır.
Vefa, iyi günde değil kötü günde ortaya çıkan bir değerdir.
Vefa, karşılık beklemeden paylaşılan bir acının, giderilen bir yokluğun, düşen bir bedenin elinden tutarak yerden kaldırılmasıdır.
Çıkarlar çatıştığında menfaatler için vefa yıkılmamalıdır.
İyi günler geldiğinde kötü günlerin dostu, yoklukların paylaşıldığı, sadece saf duyguların, sevginin ve saygının hüküm sürdüğü o güzel tablo bozulmamalıdır.
Vefa kendini test eder zamanı geldiğinde.
Üzerinden kara bulutlar dağıldığında, feraha erdiğinde hayatın zorluklarını seninle paylaşan insanlar sana yakın mı uzak mı vefa sorar insana.
Makama geldiğinde herkes el pençe durduğunda bir unvan kürkü giydiğinde eski dostlar artık uzaksa sana vefa sınavını kaybettin demektir.
Belli bir zenginliğe ulaştığında mala mülke sahip olduğunda yokluğu paylaştıkların uzaksa sana vefa sınavını kaybettin demektir.
Eski günlerinde sade bir yaşam sürerken belli makama, zenginliğe ulaştığında eski halindeki gibi insanlar geldiğinde o eski halini unutup insanlara sırt dönüyorsan vefa sınavını kaybettin demektir.
İnsan açlığını umduğunu gösterirmiş. Senden bir şeyler umup kapına gelen insanları kapından geri çeviriyorsan, umutları hayal kırıklığına çeviriyorsan vefa sınavını kaybettin demektir.
Vefa, kaderini yaşarken sana omuz veren insanlara sevgini saygını ilgini kaybetmemektir. Vefasız bir dost olmama dileğiyle…